BM Cenevre Ofisi’nde yapılan haftalık basın toplantısında, Borghi tarafından 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü’ne yönelik yapılan değerlendirmeler dikkat çekti. Borghi, her aileyi ve küresel olarak her 9 kişiden 1’ini etkileyen gıda güvensizliği krizine vurgu yaparak, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) gıda kaynaklı hastalıkların küresel yüküne ilişkin yayınladığı temel bulguları hatırlattı. Bu yıl Dünya Gıda Güvenliği…
BM Cenevre Ofisi’nde yapılan haftalık basın toplantısında, Borghi tarafından 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü’ne yönelik yapılan değerlendirmeler dikkat çekti. Borghi, her aileyi ve küresel olarak her 9 kişiden 1’ini etkileyen gıda güvensizliği krizine vurgu yaparak, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) gıda kaynaklı hastalıkların küresel yüküne ilişkin yayınladığı temel bulguları hatırlattı.
Bu yıl Dünya Gıda Güvenliği Günü’nün temasının “Yükten Çözümlere: Her Yerde Güvenli Gıda” olduğuna işaret eden Borghi, bu temanın kanıtların eyleme dönüştürülmesinin önemini vurguladı. Gıda güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Borghi, gıda kirliliğini kaynağında önlemenin önemine dikkat çekti. “Bu, her yerde daha güvenli tarım uygulamaları, daha güçlü endüstriyel kontroller ve daha sıkı çevre düzenlemelerinin uygulanması gerektiği anlamına geliyor. 2026 Dünya Gıda Güvenliği Günü için bir uyarı ve yol haritası olduğunu belirterek, insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığını birbirine bağlayan ‘tek sağlık’ yaklaşımının önemini vurguladı.
Gıda güvenliğinin sağlanması için siyasi taahhüt ve koordineli eylemin önemine değinen Borghi, bu sayede bazı hastalık ve ölümlerin önlenebileceğini ifade etti. DSÖ’nün yayımladığı rapora göre, güvensiz gıdaların her yıl yaklaşık 866 milyon hastalık vakasına ve 1,5 milyon ölüme yol açtığının tahmin edildiği ve çocukların bu riskten en fazla etkilendiği vurgulanmıştı.