Lübnan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Avn, yurt dışındaki Maruni piskoposlardan oluşan bir heyeti kabul etti. Görüşme sırasında Avn, “Lübnan’ın müzakerelerde bağımsız bir yol izlediği konusunda üzerinde ısrarla durduğumuz hususlar ve bize ulaşan güvenceler ile ateşkese olan desteklerimizi vurguluyoruz. Bu sürece katkı sağlayan her ülkeyi destekliyoruz, buna İran da dahil” ifadelerini kullandı. Avn…
Lübnan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Avn, yurt dışındaki Maruni piskoposlardan oluşan bir heyeti kabul etti. Görüşme sırasında Avn, “Lübnan’ın müzakerelerde bağımsız bir yol izlediği konusunda üzerinde ısrarla durduğumuz hususlar ve bize ulaşan güvenceler ile ateşkese olan desteklerimizi vurguluyoruz. Bu sürece katkı sağlayan her ülkeyi destekliyoruz, buna İran da dahil” ifadelerini kullandı. Avn ayrıca, İsrail ile yürütülen müzakerelerin Lübnan tarafından yürütüldüğünü vurgulayarak, “Lübnan devleti karar verici konumdadır ve hiç kimse onun yerini alamaz. Varılacak herhangi bir uzlaşı bizim aracılığımızla gerçekleşecek, bizim aleyhimize değil” şeklinde değerlendirmede bulundu.
Cumhurbaşkanı Avn, 8 Haziran’da CNN’e verdiği röportajın ikinci bölümünde, İran ile karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler kurma isteklerini belirtirken, Tahran’ın Lübnan’ın iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini ifade etmişti. 15 Haziran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde ise, İran ile varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını belirterek, bölgedeki gerilimin azaltılmasına ve güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayabileceğini umut etmişti.
İran ve ABD arasında, Pakistan aracılığıyla yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran’da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata varıldığı duyurulmuştu. İslamabad Mutabakatı adı verilen bu anlaşmanın sonuçları üzerine, 19 Haziran’da İsviçre’de iki ülkenin müzakere heyetlerinin başkanlarının katılımıyla resmi imzalar atılacağı belirtilmişti. Mutabakatın, savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içerdiği belirtilirken, nihai anlaşmaya varılması için İran’ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılması gibi konularda müzakere sürecinin başlayacağı ifade edilmişti.