Hürmüz Boğazı, Dünya’nın en önemli deniz ticaret rotalarından biri olarak biliniyor ve son 94 gündür kapalı durumda. ABD yönetiminin iyimser açıklamalarına rağmen, sektör temsilcileri barış anlaşması sağlanmadan gemilerini bu bölgeye göndermek istemediklerini belirtiyor. Normalde günlük ortalama 100 kargo gemisinin geçtiği bu kritik kanaldan, son günlerde sadece birkaç gemi geçebiliyor. Geçtiğimiz cuma günü yedi gemi, hafta…
Hürmüz Boğazı, Dünya’nın en önemli deniz ticaret rotalarından biri olarak biliniyor ve son 94 gündür kapalı durumda. ABD yönetiminin iyimser açıklamalarına rağmen, sektör temsilcileri barış anlaşması sağlanmadan gemilerini bu bölgeye göndermek istemediklerini belirtiyor. Normalde günlük ortalama 100 kargo gemisinin geçtiği bu kritik kanaldan, son günlerde sadece birkaç gemi geçebiliyor. Geçtiğimiz cuma günü yedi gemi, hafta sonu ise dört gemi bu bölgeden geçiş yapabildi.
Araştırma firmalarının verilerine göre, deniz trafiği neredeyse durma noktasına geldi ve bu durum küresel pazarları olumsuz etkiliyor. Dünya petrol arzının yüzde 20’si, sıvılaştırılmış doğalgaz ve gübre gibi önemli ürünlerin sevkiyatının durması, enerji piyasalarını etkiliyor. Bölgedeki çatışmaların şiddetlenmesi ve barış müzakerelerinin tıkanmasıyla birlikte petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti.
Sektör yetkilileri, uzun vadeli bir güvenlik ortamının oluşturulmadan gemi operatörlerinin ve sigorta şirketlerinin düzenli seferlere başlamayacağını belirtiyor. Son zamanlarda bölgede meydana gelen saldırılar ve kayıplar, güvenlik endişelerini arttırıyor. Bazı ticari gemilere askeri koruma sağlama girişimleri kısa ömürlü oldu ve ABD Merkez Komutanlığı şu anda gemilere eşlik etmediğini, sadece iletişim ve koordinasyon desteği sağladığını açıkladı.
Körfez ülkelerine gıda ve temel ihtiyaç maddeleri taşıyan konteyner gemilerinin de bölgede mahsur kalması, krizi derinleştiriyor. Dünyanın geri kalanındaki nakliye ücretlerinin artmasıyla birlikte navlun fiyatları tarihi seviyelere ulaştı. Sektör temsilcileri, boğazın tekrar açılması durumunda bile hasarın onarılması ve süreçlerin normale dönmesinin zaman alacağını vurguluyor. Bu nedenle, küresel piyasalardaki güvenin yeniden inşa edilmesinin zaman alacağı belirtiliyor.