Doğu Kongo’daki Ebola Salgını Bölgesel Krize Dönüştü Doğu Kongo Cumhuriyeti’nin Ituri ve Kuzey Kivu eyaletlerinde ortaya çıkan yeni Ebola salgını, komşu ülke Uganda’ya da sıçrayarak bölgesel bir krize dönüşmüştür. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, şu ana kadar 600’den fazla şüpheli vaka tespit edilmiş ve 139 şüpheli ölüm rapor edilmiştir. Virüsün kuluçka süresi ve tespit…
Doğu Kongo’daki Ebola Salgını Bölgesel Krize Dönüştü
Doğu Kongo Cumhuriyeti’nin Ituri ve Kuzey Kivu eyaletlerinde ortaya çıkan yeni Ebola salgını, komşu ülke Uganda’ya da sıçrayarak bölgesel bir krize dönüşmüştür. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, şu ana kadar 600’den fazla şüpheli vaka tespit edilmiş ve 139 şüpheli ölüm rapor edilmiştir. Virüsün kuluçka süresi ve tespit edilme zorlukları göz önüne alındığında, bu sayıların önemli ölçüde artması beklenmektedir. DSÖ, küresel düzeyde riski düşük olarak değerlendirirken ulusal ve bölgesel düzeyde acil durum ilan etmiştir.
Ebola salgınında hayatını kaybedenler arasında sağlık çalışanlarının olması ve tıbbi merkezlerde yer sıkıntısı yaşanması, bölgedeki insani krizi derinleştirmektedir. Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, hastanelerde şüpheli vakalar için yer olmadığını ve koruyucu ekipman eksikliği yaşandığını vurgulamaktadır.
Salgını daha da zorlaştıran bir etken ise Bundibugyo türünden kaynaklanmaktadır. Bu nadir virüs türü, ülkede daha önce görülmeyen ve ölümcül olan bir tür olarak öne çıkmaktadır. Bundibugyo türüne karşı mevcut onaylanmış bir aşı veya özel bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır.
Virüs, nisan ayında bir hemşirenin ölümüyle başlayarak altın madenciliği yapılan kasabalara yayılmıştır. Ancak hastalık, bölgede yaygın olan sıtma ve tifo gibi diğer hastalıklarla benzer semptomlar gösterdiği için başlangıçta fark edilememiştir. Yerel halk, virüsün yayılmasını önlemek için günlük alışkanlıklarını değiştirmeye başlamış olsa da durumun kontrol altına alınmasının zaman alacağı endişesi hakimdir.
DSÖ yetkilileri, Bundibugyo türüne karşı laboratuvarda geliştirilen iki potansiyel aşı adayı üzerinde çalıştıklarını ancak henüz klinik deney aşamasına gelinmediğini belirtmektedir. Aşı çalışmalarının belirsizliği devam etmektedir ve en umut verici aşının hazır olmasının altı ila dokuz ay sürebileceği tahmin edilmektedir.
ABD’den gelen eleştirilere karşın DSÖ yetkilileri, Doğu Kongo gibi çatışmaların sürdüğü ve sağlık altyapısının yetersiz olduğu karmaşık bir coğrafyada virüs türünü belirlemenin son derece zor olduğunu savunmaktadır.