Avrupa’da Evsiz Çocuk Sayısı Artıyor Avrupa’da yaşanan evsizlik sorunu her geçen gün büyüyor. Brüksel merkezli FEANTSA ve Paris merkezli Abbe Pierre Vakfı tarafından yürütülen bir rapora göre, AB ülkeleri ve İngiltere’de 399 binden fazla çocuğun barınacak bir evi bulunmuyor. Bu çocuklar, acil barınma evlerinde veya sığınma evlerinde kalıyor. Yaklaşık 14,5 milyon çocuk ise sızıntı, nemli…
Avrupa’da yaşanan evsizlik sorunu her geçen gün büyüyor. Brüksel merkezli FEANTSA ve Paris merkezli Abbe Pierre Vakfı tarafından yürütülen bir rapora göre, AB ülkeleri ve İngiltere’de 399 binden fazla çocuğun barınacak bir evi bulunmuyor. Bu çocuklar, acil barınma evlerinde veya sığınma evlerinde kalıyor. Yaklaşık 14,5 milyon çocuk ise sızıntı, nemli temeller veya küf bulunan standartların altında konutlarda yaşıyor.
Çocukların, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişiminde zorluklar yaşadığı belirtiliyor. Bu durum çocukları güvencesiz bir gelecekle karşı karşıya bırakıyor. Avrupa Proje Yöneticisi Sarah Coupechoux, barınakların çocukların gelişimi için gerekli ihtiyaçlara uygun olmadığını vurgulayarak, çocukların ders çalışabileceği, oyun oynayabileceği ve aileleriyle yaşayabileceği bir eve ihtiyaçları olduğunu söylüyor.
Evsiz çocukların sağlık hizmetlerine ve eğitime erişiminde sorunlar yaşandığı belirtiliyor. Sarah Coupechoux, bazı çocukların okula dahi gidemediğine dikkat çekiyor. Ayrıca, evsiz ya da yetersiz barınma koşullarına sahip çocukların durumları hakkında yeterli veriye sahip olunmadığı ifade ediliyor.
Avrupa’da yaşanan evsizlik sorununun artmasında, konut ihtiyacının yeterince karşılanmaması, eşitsizliklerin büyümesi, yoksulluğun artması gibi nedenlerin etkili olduğu belirtiliyor. Özellikle COVID-19 sonrası yaşanan ekonomik zorluklar ve enerji krizi de barınma krizini derinleştiriyor.
FEANTSA’dan Rocio Urias Martinez, evsizlik sorunuyla mücadele için acil barınma koşullarının sağlanması gerektiğini savunuyor. Özellikle evsiz çocukların istikrarlı barınma koşullarına kavuşmalarının önemine vurgu yapılıyor. Ayrıca, evsizlik döngüsünü kırmak için “Önce Barınma” yaklaşımının benimsenmesi gerektiği ifade ediliyor.