Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) patlak veren Ebola salgını, çatışmaların gölgesinde büyüyerek insani bir krize dönüşmekte. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), ülkede test sonucu pozitif çıkan en az 297 hastanın nerede olduğunun tespit edilemediğini duyurdu. Bölgedeki çatışmalar sebebiyle 1 milyondan fazla insanın sığındığı kamplara sağlık ekiplerinin erişememesi, virüsün kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır. Dünya…
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) patlak veren Ebola salgını, çatışmaların gölgesinde büyüyerek insani bir krize dönüşmekte. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), ülkede test sonucu pozitif çıkan en az 297 hastanın nerede olduğunun tespit edilemediğini duyurdu. Bölgedeki çatışmalar sebebiyle 1 milyondan fazla insanın sığındığı kamplara sağlık ekiplerinin erişememesi, virüsün kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan projeksiyonlara göre, salgının mevcut seyri devam ettiği takdirde eylül ayı ortasına kadar vaka sayısının 8 bini, can kaybının ise 1400’ü aşabileceği öngörülmektedir.
Bölgesel yayılma ve kamplardaki tehlike nedeniyle salgının önümüzdeki haftalarda komşu ülke Güney Sudan’a sıçrama olasılığı yüzde 70 olarak değerlendirilmektedir. Şu an itibarıyla DKC’de binin üzerinde doğrulanmış vaka ve yaklaşık 300 ölüm yaşanırken, virüs komşu Uganda’ya da yayılmıştır. Son olarak, DKC’de görev yapan bir Fransız doktorun ülkesine döndükten sonra pozitif çıkması, salgının uluslararası boyutunu gündeme getirmiştir. Yetkililer, virüsün yayılmasını önlemek amacıyla salgından etkilenen eyaletlerde bulunan kişilere 21 günlük seyahat yasağı getirmiştir.
Ebola tedavi merkezlerinde yatak doluluk oranının yüzde 95’e ulaştığını belirten uzmanlar, salgının henüz zirve noktasına ulaşmadığını vurgulamaktadır. Salgının yayılma hızını yavaşlatmak adına yerel halktan 20 bin sağlık çalışanının istihdam edilmesi planlanmakta ancak krizin kontrol altına alınabilmesi için gereken 1,4 milyar dolarlık uluslararası fonun sadece küçük bir kısmı şu ana kadar sağlanabilmiştir. Bu finansman eksikliği, insani yardım ve filyasyon çalışmalarını aksatmaktadır.
Öte yandan, salgına sebep olan virüs suşuna karşı geliştirilen ilaçların ilk klinik denemelerine önümüzdeki hafta DKC’de başlanması planlanmaktadır. Bir sonraki hafta ise virüse maruz kalan kişilerin hastalanmasını engellemeyi amaçlayan antiviral ilaç denemeleri uygulanacaktır.