İran devlet televizyonunda yer alan habere göre, Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu tarafından durdurulan üç petrol tankeri hakkında bilgiler verildi. Habere göre, gemiler Devrim Muhafızları Ordusu ile koordinasyon sağlamadan Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışmış ancak gemilere uyarı yapılmış ve durdurulmuştur. Uyarıların ardından gemiler Basra Körfezi’ne geri dönmüştür. Haberde ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin sadece İran’ın belirlediği rotada…
İran devlet televizyonunda yer alan habere göre, Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu tarafından durdurulan üç petrol tankeri hakkında bilgiler verildi. Habere göre, gemiler Devrim Muhafızları Ordusu ile koordinasyon sağlamadan Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışmış ancak gemilere uyarı yapılmış ve durdurulmuştur. Uyarıların ardından gemiler Basra Körfezi’ne geri dönmüştür. Haberde ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin sadece İran’ın belirlediği rotada ve İran Silahlı Kuvvetleri’nin koordinasyonunda gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Aynı zamanda, İran lideri Mücteba Hamaney’in Başdanışmanı ve önde gelen siyasetçilerden Ali Ekber Velayeti, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, bölgedeki Arap devletlerinin istikrarının İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yüzyıllık yönetimine borçlu olduğunu savunmuştur. ABD ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) tarafından yayımlanan Hürmüz Boğazı ile ilgili ortak bildiriye tepki gösteren Velayeti, bildiriye ilişkin sert ifadeler kullanarak bölgedeki diğer ülkeleri eleştirmiştir.
ABD ile KİK ülkelerinin dışişleri bakanları arasında gerçekleşen toplantıda, İran ile nihai bir anlaşmaya varılması için müzakerelerin devam etmesi gerektiği vurgulanmış ve Hürmüz Boğazı’ndan geçişler için herhangi bir ücret talep edilmeyeceği belirtilmiştir. Bakanlar ayrıca, İran’ın balistik füzeleri, insansız hava araçları ve bölgedeki vekil güçlere verdiği destek gibi tehdit unsurlarına karşı önlemler alınması gerektiğini vurgulamışlardır. Lübnan’da kalıcı güvenliğin sağlanması için ise devlet dışı silahlı grupların Lübnan hükümetinin kontrolü altına girmesi gerektiği üzerinde durulmuştur.