Doğa Koruma Bakanı Tama Potaka’nın duyurduğu karar, ülkede 2016’dan beri uygulanan “Yırtıcıdan Arındırılmış 2050” stratejisine yeni bir boyut kazandırdı. Potaka, vahşi kedileri “soğukkanlı katiller” olarak tanımlayarak, bu türlerin gelincik, sansar,…
Doğa Koruma Bakanı Tama Potaka’nın duyurduğu karar, ülkede 2016’dan beri uygulanan “Yırtıcıdan Arındırılmış 2050” stratejisine yeni bir boyut kazandırdı. Potaka, vahşi kedileri “soğukkanlı katiller” olarak tanımlayarak, bu türlerin gelincik, sansar, sıçan ve possum gibi diğer türlerle birlikte hedef alınacağını açıkladı. Vahşi kedilerin kontrol altına alınması için koordineli ve geniş kapsamlı imha programlarının başlatılacağı belirtildi. Detaylı uygulama planının Mart 2026’da kamuoyuna açıklanması bekleniyor.
Yaklaşık 2,5 milyon vahşi kedinin bulunduğu Yeni Zelanda’da, bu türlerin yerli fauna üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğu tahmin ediliyor. Bir metreye kadar uzayabilen ve 7 kilograma kadar çıkabilen bu kediler, özellikle Rakiura Stewart Adası’nda yaşayan Pukunui kuşunu yok olma noktasına getirdiği biliniyor. Bu durumun yanı sıra Ruapehu Dağı çevresindeki yarasaların da vahşi kediler tarafından öldürüldüğü rapor edildi.
SPCA Bilim Danışmanı Christine Sumner, vahşi kedilerin ekosisteme verdiği zararı anladıklarını ancak öldürmenin temel bir yöntem olmadığını belirterek kaygılarını dile getirdi. Ulusal Kedi Yönetim Grubu, evcil kedilerin içeride tutulmasını savunurken, zorunlu kısırlaştırma ve mikroçip uygulaması için ulusal yasa talep ediyor.
Çevreci Gareth Morgan, vahşi kedilerin stratejiye başlangıçta dahil edilmemesini büyük bir eksiklik olarak değerlendirerek, politika değişikliklerinin şart olduğunu belirtti. Hayvan hakları örgütleri ve Predator Free Trust, daha insancıl kontrol yöntemlerinin araştırılması ve finanse edilmesi gerektiğini vurguluyor.