Avrupa’da orman yangınları en iyimser iklim senaryosunda dahi yüzde 39 artacak. Uzmanlar, yangın yönetiminin iklim krizini durduramayacağını belirtiyor.
Potsdam İklim Etki Araştırmaları Enstitüsü (PIK) araştırmacıları, Avrupa’daki orman yangınlarının en iyimser iklim senaryosunda dahi yüzde 39 artacağını öngördü. Küresel ısınmanın 1,8 derece ile sınırlandırıldığı bu senaryoda bile, yangın yönetimindeki iyileştirmeler artışı tamamen ortadan kaldıramayacak. Karbon kirliliğinin tetiklediği sıcak, kuru ve rüzgarlı hava koşulları, Avrupa’nın daha geniş bir kesimini etkisi altına alacak. En kötü senaryoda ise (3,6 derece ısınma) yanan alanların miktarı yüzyıl sonuna kadar yaklaşık üç katına çıkacak.
Çalışmanın başyazarı Maik Billing, yangın yönetimine yapılan yatırımların belirli bir sınıra kadar yardımcı olabileceğini belirtti. Billing, “Yüksek emisyon yolunda ilerlemeye devam edersek yanan alanlarda yine de güçlü artışlar göreceğiz. Yangın yönetimi iklim krizini azaltmanın yerini tutamaz” değerlendirmesini yaptı.
Araştırma, Avrupa’nın son dönemde yaşadığı büyük yangınların ardından yayımlandı. Fransa, İspanya, İtalya, Hırvatistan ve Yunanistan haftalarca süren dev yangınlarla mücadele etti. İngiltere, Belçika ve Almanya gibi Kuzey Avrupa ülkeleri de büyük yangınlardan etkilendi.
Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi verilerine göre, AB genelinde bu yangın sezonu kayıtlara geçen en kötü üçüncü sezon olma yolunda ilerliyor. Bugüne kadar 600 bin hektardan fazla alan yandı. Belçika, Fransa ve Slovakya’da yılın bu dönemi için rekor seviyelere ulaşıldı.
Araştırmacılar, 2070-2100 yılları arasındaki yıllık yanan alan projeksiyonlarını 2000-2030 dönemiyle karşılaştırdı. Yangın iklimindeki artışın bu değişimin en büyük sürücüsü olduğunu tespit ettiler. İyimser senaryoda bazı bölgelerde yangın ikliminde hafif artışlar yaşanırken, kötümser senaryoda (3,6 derecelik ısınma) ise neredeyse tüm Avrupa genelinde yangın ikliminin sürekli kötüleştiği belirlendi.
Bilim insanları, mevcut politikaların yüzyılın sonuna kadar yaklaşık 2,6 derecelik bir küresel ısınmayla sonuçlanmasını bekliyor. İkinci bir model kullanarak, yangınla mücadele çabalarındaki sürekli iyileşmelerin kötüleşen yangın ikliminin etkilerini yumuşatabileceğini gösterdiler. Bu durum, daha serin senaryoda yanan alanı yüzde 92 oranında azaltabilir.
1980’lerden bu yana yangın söndürme kabiliyetlerindeki gelişmeler Güney Avrupa’daki yangın sayısını ve yanan alanı azalttı. Ancak küçük yangınların kararlılıkla söndürülmesi, paradoksal olarak kalan bitki örtüsü yakıt yükünü artırdı. Bu durum, koşullar uygun olduğunda yangınların aşırı seviyelere ulaşmasına, dolayısıyla daha az sayıda ancak daha şiddetli yangınların çıkmasına neden oluyor.
İspanya’daki Lleida Üniversitesi’nden orman mühendisi Víctor Resco de Dios, orman yangınlarının küresel ısınma yaşanmasaydı bu kadar kötüleşmeyeceğini ifade etti. De Dios, peyzaj yapısının bir asır önceki gibi daha küçük orman alanlarından oluşması halinde etkilerin büyük ölçüde hafifletilmiş olacağını ekledi.